|
Baykal'ın yaptığı onurlu hareketmiş. Mustafa Özyürek bunu söylüyor. Eğer kastettiği istifa ise bu onurlu bir davranış değil gerekli bir davranış idi. Baykal da olayı doğruladıktan sonra istifa etmeyip pişkin pişkin yerinde mi otursaydı yani?
Onurlu davranışın içeriğini değiştiren bir açıklamayla Baykal'a sahip çıkmayı düşünüyorsa söylediklerinin çok onursuz olduğunu da düşünmeli.
Artık böylesine çirkin biçimde istifa edince söylemek farz oldu.
Sen, ülkenin ana muhalefet partisinin lideri ol, Mustafa Kemal'in kurduğu partinin genel başkanı ol üstelik, sonra özel kalem müdürünle iş çevir, sonra onu milletvekili yap, daha sonra da bu "iş" açığa çıkınca kendi yaptığı çok doğruymuş da yalnızca kendisine yapılan şey çirkinmiş gibi onu bunu suçlayarak istifa et.
Özyürek de çıksın bunun ne kadar onurlu bir davranış olduğunu anlatsın.
Mustafa Bey'e sorularım var bu durumda.
1. Karısını aldatmak ne zamandır erkekler için onurlu bir davranış oldu? 2. Siz de karınıza böyle onurlu biçimde davranmayı düşünüyor musunuz? 3. Eğer düşünmüyorsanız siz onursuz mu olmuş oluyorsunuz? 4. Tabii ki düşünmüyorsunuz ve bu onursuz bir davranış ise neden Deniz Bey'in onursuz davranışına onurlu sıfatını takıyorsunuz?
Çirkinliğin adı onur, memurun rüşvet alması "işini bilmek", mafya üyelerine gazetecilerin "sayın" dediği bir ülkede yaşamak ne kadar zor anlatamam.
Bu ülkede onursuz ne kadar çok adam var yahu...
Metin Gülbay 11.5.2010
|