|
Ey Türk Milleti!
Neden empati kuramıyorsun?
Neden kendini rakibinin yerine koyup onun başına gelen haksızlığa bir gün senin de başına gelebileceğini düşünerek karşı çıkmıyorsun?
Neden bu dünyada tek başına bıkarılmış zavallı bir millet olduğunu düşünüyorsun?
Neden hata yapabileceğini düşünmüyor da yapılan tüm hatalar için dışarıdan birilerini suçluyorsun?
Neden özeleştiri yapamıyorsun?
Neden en küçük bir olayda bile ortalığı ayağa kaldırıyor, aklını yalnızca aklını kullanarak sorunu çözmeye çalışmıyorsun?
Her ulus tarihi boyunca hata yapmıştır, biliyorsun "hatasız kul olmaz!"
Ama yaptığın hataya sahip çıkmak yerine bunu reddediyor ve üstünü örtmeye çalışıyorsun?
Niye bu kadar korkaksın?
Hatalarından ders çıkarmayan insanlar/milletler daha büyük hatalar yapmaya yatkındır. Oysa hatasından ders çıkaran milletler onurlu bir duruş sergiler...
Sen niye onursuzca davranıyorsun?
Ey Türk Milleti!
Suç işleyenleri koruyorsun. Katliam yapanları kahraman gibi görüyorsun. Katilden hiç kahraman olur mu? İnsanları yakan bir kalabalıktan hiç insan çıkar mı? Vergi kaçıranları el üstünde tutuyor onlara "helal olsun" diyorsun. Unutuyorsun ki verilmeyen vergi devletin sana harcayacağı paradır.
Neden kendi ayağına kurşun sıkıyorsun?
Neden sürekli olarak her yanının düşmanla sarılı olduğunu düşünüyorsun? Hiçbir millet kendisine karşı kötü davranmış ve hâlâ da davranmakta olan milletleri bağışlamaz. Kendisinden büyük ülkelerden ise korkar ve onları başka yollarla alt etmeye çalışır.
Ancak kendisine iyi davranan milletleri de dost bilir ve ondan korkmaz ona sevgi ve saygı besler. Sen ise çevrendeki devletler arasında en büyük olduğun halde hep onlardan korkuyorsun.
Ayıp değil mi Türk Milleti?
Yakışıyor mu sana bu fil gibi vücudunla minicik serçelerden korkmak?
Ey Türk Milleti!
Neden tüm bireylerinin aynı şeyi düşünmesini, aynı şeye inanmasını, aynı mezhepten olmasını, aynı şeyi sevmesini, aynı şeyi giymesini istiyorsun? Neden?
Zihnin birden fazla seçeneği almıyor mu? Her kafadan bir sesin çıktığı, binbir fikrin yarıştığı, bin bir inancın özgürce ifade edilebildiği bir ülke sence de bugünkünden daha güzel değil mi?
Bu tek devlet, tek bayrak, tek din, tek mezhep, tek renk, tek... fikri sana yanlış gelmiyor mu?
Doğaya bak! Karanfil kavak ağacına benziyor mu? Dağ ovaya benziyor mu? Bulut ateşe benziyor mu?
Köpek tilkiye benziyor mu? Ya arslan file? Ya da balina kediye? Bütün memeliler birbirinin aynı olsa daha mı güzel olurdu? Yoksa bu haliyle mi güzel?
Doğa böyleyken onun bir parçası olan Ey Türk Milleti! Sen niye doğadan farklı bir şey olmasını istiyorsun?
Ey Türk Milleti? Niye araştırmaktan korkuyorsun? Niye araştırınca kabul edemeyeceğin gerçeklerle karşılaşmaktan korkuyorsun?
Gerçeklerle yüzleşmeden güçlü olabileceğine inanıyor musun? Güçlü olmak gerçeklerden korkmamakla mümkündür.
Korktuğun şeyin üstüne gitmekle ondan kurtulabilirsin, sürekli olarak ondan kaçarak değil.
Katliam yapmışsın, sen değil ama seni yönetenler senin etnik olarak ayrı olan vatandaşlarının bir kısmını katletmiş. Hem öyle böyle değil katledenin defterinde bile ölenlerin sayısı bir milyondan fazla olarak görünüyor. Sen ise katili itiraf ettiği halde katliamı kabul etmiyorsun.
Oysa korkmana gerek yok. Evet buna soykırım denmez ama katliam yapmışsın be Türk Milleti! Niye kaçırıyorsun gözlerini, utanılacak bir şey yapmışsın.
Öldürdüklerinin geride kalan ailelerinden af dilemelisin... Sence bu erdemi göstermekten aciz misin?
Oysa sen erdemli bir milletsin. Bak İsrail'e karşı zorda kalmış Filistinlileri savunuyorsun kahramanca. Peki ya senin katlettiğin Ermeniler?
Onlar savunulmayı hak etmiyor mu?
Her şeyi birbirine karıştırıyorsun Türk Milleti.
Af dilemek alçalmak değildir, yücelmektir. Çünkü çok büyük bir hata yapmışsın. Hatanı kabul etmezsen yeni hatalar yaparsın ki zaten yapıyorsun da.
Halbuki ne kadar umut verici bir milletsin, ne kadar güzel görüşlerin var, ne kadar dinamiksin, yeniliklere ne kadar açık bir beynin var!
Metin Gülbay 2.3.2010
|