AnaSayfa
Doğacı
Sinema
Müzikoman
Dile Düşenler
Yazarlar
  Rıdvan Akar
  Suna Aras
  Metin Gülbay
  Necla Akgökçe
  Tomris Özden
  Handan Koç
İletişim
 
 

 
Türkiye GB dolayısıyla kazık üstüne kazık yiyor


Türkiye Gümrük birliği (GB) kararı dolayısıyla topluluk ortak politikasına uymak zorunda. AB; üçüncü bir ülkeyle STA yaparak, o ülkeye karşı gümrükleri sıfırladığında Türkiye, kendisi anlaşma yapmamış dahi olsa, AB'nin uygulamalarını üstleniyor. Herhangi bir üçüncü ülkeden gelen mal topluluğa da gelse, Türkiye'ye de gelse aynı gümrük vergisi ile giriyor. Ancak AB'nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) yaptığı ülke "Türkiye ile STA anlaşmam yok" diyerek Türk mallarının AB malları ile aynı koşullarda pazara girişine izin vermiyor. Tek taraflı avantajından azami yararlanmaya bakıyor. Türkiye, normal olarak ikili ticarette gümrükle girişine izin verdiği bir ülkenin mallarına, o ülke AB ile TA yapmışsa, gümrüksüz giriş izni vererek kayba uğruyor. Yıllardır ne kadar gümrük geliri kaybı olduğunun bir hesabı yok.

GB anlaşması, "trafik sapması" halinde, aradaki gümrük vergisi oranı farkı beş puandan fazlaysa Türkiye'nin telafi edici vergi uygulamasının gündeme gelebileceğini belirtiyor. Ancak bunun süresi de 2001'de doldu. Türkiye bu maddeden bugüne kadar yararlanamadı.

Rakiplere pazar kazandırıyor

AB'nin STA yaptığı veya müzakere ettiği bazı ülkeler (G. Kore, Hindistan, Rusya, ASEAN ülkeleri, Türkiye ile aynı sektörlerde gelişim gösterdiği için, STA'lar aracılığıyla elde edecekleri imtiyazlar, Türk sanayicisinin gerek iç piyasadaki gerek AB pazarındaki rekabet gücünü ciddi şekilde etkileyecek.

G.Kore, otomotiv, beyaz eşya, elektronik sektörlerinde önemli bir ülke. AB pazarında Türkiye'nin rakibi. Aynı durum Türk televizyon üreticileri için de geçerli. Demir çelik sektöründe Ukrayna, tekstil ve hazır giyimde Hindistan, Türkiye'nin önemli rakipleri arasında.

AB’nin analizine göre Hindistan’la STA, bu ülkenin AB’ye ihracatını yüzde 19 artıracak. Bu artışın yüzde 72’si tekstil, deri ve hazır giyimden gelecek. Bu gelişme Türkiye’nin Pazar kaybına yol açacak. Yani AB için avantajlı olan bir durum Türkiye için dezavantaj oluşturacak.

Külfet var nimet yok

Türkiye AB anlaşma yaptıktan hemen sonra bu ülkelere karşı AB’nin yükümlülüklerini üstleniyor ancak söz konusu ülkelerin AB’ye sağladığı imtiyazlardan yararlanamıyor. Böylece süreç Türkiye’nin aleyhine, STA yapılan ülkenin lehine işlemeye başlıyor.

AB belirliyor, Türkiye uyuyor

Türkiye bu ülkelerle STA yapmak istediğinde daha önce AB’nin yaptığı anlaşmanın içeriğini aynen üstlenmek zorunda. Oysa ki anlaşmalar AB’nin çıkarlarını gözetiyor ve Türkiye’nin çıkarlarıyla örtüşmeyebiliyor. Türkiye, kendi çıkarlarını gözeten daha farklı bir içerikle anlaşma yapamıyor. Dahası, Türkiye GB taahhütleri çerçevesinde AB’nin tercihli anlaşma yapmadığı ülkelerle serbest ticaret anlaşması da imzalayamıyor.

Türkiye’ye kısıt, rakiplere özgürlük

Türkiye AB ile katılım müzakereleri yürütüyor. AB’nin rekabet politikasına uyum göstermek zorunda. Yani Türkiye, AB’ye uymak için çevre ve istihdam maliyetleri üstlenirken STA’lar Çin, Hindistan ve Güney Kore için benzer maliyetler getirmiyor.

Tek taraflı avantaja sarılıyorlar

Türkiye, AB’nin STA imzaladığı ülkelerle benzer anlaşmalar yapmakla yükümlü. Ancak bu ülkelerin yükümlülüğü yok. Anlaşmazlık hali işlerine geldiği için Türkiye ile STA yapma konusunda genellikle isteksiz davranıyorlar. Örneğin Türkiye Cezayir’e taslak STA metinleri sundu ama müzakereler başlatılamadı. Ürdün’le müzakerelerde tıkanıklık var. Meksika ve G.Afrika Cumhuriyeti ile ön inceleme görüşmeleri gecikti.

Dünya gazetesi
19.1.2010

 
20 Ocak 2010 Çarşamba - Ortakhaber.com
Yazıcıya gönder

 

 
Site Arşivinde :
 
 Anket
AKP'nin polis devleti kurma yönünde hareket ettiğini düşünüyor musunuz?
 
Evet
Hayır
Fikrim yok